• resmi ilanlar

CHP’DE SOSYAL MEDYA SAVAŞLARI

2014-04-25 00:00:10

Yerel seçimlerin kaybedilmesiyle CHP İl ve İlçe teşkilatı sosyal medya üzerinden birbirine girdi. CHP İl Yönetiminden Özaydın Çetin’in Facebook’taki sözlerine, CHP Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Yıkılmaz aynı şekilde sosyal medya üzerinden yanıt verdi. İşte o tartışma:

CHP Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Yıkılmaz, sosyal medya üzerinden yine parti içi tartışmalara neden olacak sözler sarfetti.

İl Teşkilatından Özaydın Çetin facebook hesabından paylaştığı iletide “Bugün genel merkezde yapılan ve yerel seçim sonuçlarının değerlendirildiği toplantıda Tanju efendi Bolu İl Belediye Başkanlığının kaybedilmesinin ASLİ ve TEK sorumlusunun kendisi olduğunu gizlemek için İl yönetimi olarak bizlere çalışmadığımız suçlaması yapmıştır! Süreci yerelde seçmen, genel merkez düzeyinde yetkililer gözlemlemiştir. Hadi ordan..... Sen hala milletvekili olduğun partiyi bile özümseyememişsin diyorum. Bu arada hodri meydan” ifadelerini kullandı.

Bunun üzerine Hüseyin Yıkılmaz “Özaydın Çetin, ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın! Bak ben adını açıkça yazıp eleştiriyorum seni, cesaretin varsa adımı yazarak cevap ver. O zat filan üst perdeden sade suya tirit efelenmeleri bırak! Azıcık utanma duygun kalmışsa, hodri meydan partiline, milletvekiline, başkan adayına çekilmez, cesaretin var ise AKEPE'ye denir. Bu laflarınla ancak abilerinden aferin alır, sırtını sıvazlatırsın. Ötesi zaten siyaseten bir hiçtin hiç olarak ömür sürersin!  Hadi işine bak! Hiç tavsiye etmem!” cevabını verdi.

Hüseyin Yıkılmaz bununla da kalmadı. Yıkılmaz’ın sözlerinin hedefinde Bolu Belediyesi Eski Başkanı Yüksel Ceylan, il teşkilatındaki isimler ve yerel seçim sürecinde karşı karşıya kaldıkları parti içi muhalifler vardı.

Yıkılmaz: “Kendi dar çıkarını partinin önüne koyan, çıkar amaçlı kısır döngüsünü yıllarca partiye dayatan, insanlara gözlüğünün üzerinden bakan, bugüne kadar ideoloji anlamında hiçbir şey yapmayan, işine gelmedi diye partiyi düğün dernek törenle davul zurna terk eden, işine gelince püskülü davetiye ile partiye gelen, kerameti kendinden menkul, hiç bir yaralı parmağa işemeyen, bugüne kadar toplasan on tane el sıkmayan, kendine müslüman, 2004'ün hesabını vermeyen, veremeyen, parti kaybetsin diye Cahit Çıngı, Nihat Başer, Alaaddin Yılmaz ve Yılmaz Becikoğlu ile defalarca toplantı yapan, bunları yazanı tekzip dahi edemeyen, bunları hiç bir şey olmamış gibi partiye 10 ARALIK mesafe duran insancıkların, ve onların maşası zavallıların sanal medyada mal bulmuş mağribi gibi,tıpkı AKAPE'li troller gibi saldırmasını hiç yadırgamıyorum. Özaydın Çetin  tarih bunları not ediyor... Unutma...Bugüne değin hiçbir katma değer yaratamamış, seçimlerde örgütün ve adayların başarısız olmaları için ellerinden geleni yapmış bu insanların pişkin pişkin kamuoyunun önüne çıkıp particilik oynamaları beni sadece güldürüyor. Partiden ayrılıp Mustafa Sarıgül’ün peşinde, Umut Oran genel başkan adayı olunca onun peşinde, ardından 10 Aralık diye ölü doğmuş bir oluşumun peşinde gezip, başka mecralarda kendilerine siyasi rant arayışında umduklarını bulamayıp oralardan eli yüzü yıkadıktan sonra yine dönüp dolaşıp CHP’ye geldiler.

Neden…

Çünkü örgüt dinamik, son yıllarda dost düşman herkesin ilgi odağı, 24 saat aktif, kıl payı kaçan yerel seçimin ardından vekillik çıkaran beğenmedikleri bu örgüt şimdi, yağ çıkarılacak cazibe merkezi haline geldi. Parti her zaman açık, kimse kapıları kilitleyip particilik oynamıyor, kimse partiden kovulmuyor. Parti ehil insanların elinde, kendi dönemlerindeki gibi birkaç şımartılmış insana teslim edilmemiş durumda… Doğal olarak bu rahatsızlık yaratıyor” dedi.

Yıkılmaz sözlerine şöyle devam etti: “Yani yarın bir mucize olsa Belediye Başkanı seçilseler, tekrar örgütü yüzüstü bırakmayacakları ne malum? Bunun garantisi var mı? Yarın büyük kurultayda genel başkan değişse bunların tası tarağı toplayıp kaçmayacaklarına nasıl güveneceğiz? Seçmenin karşısına çıkıp ne vaat edecekler? Ben gezdim gezdim geldim CHP’ye! Hadi bana oy ver gerisin koyver! Seçmen yer mi bunları ya… Sen partini düşmana bir yerleriyle güldürmüşsün, partili yoldaşının boynunu bükük bırakmışsın gitmişsin! Şimdi parti Bolu ile kucaklaşmış, herkesimin ilgi odağı, üyesi; ocağında yemeğini bırakıp çalışmalara katılıyor, özveri had safhada, bu beylerde kaymağını yiyecekler. İnsan biraz düşünür, utanır, sıkılır. Sen aday olsan kaç kişi gelir Allah aşkına ardından… Sana gaz verip ortaya itekleyenler bile çalışmaz. Çünkü bünyeleri yattıkları yerden siyaset yapmaya alışık, masada kurar masada bozarlar. Zihniyet bu! Bolu halkı, artık CHP adaylarının 24 saat çalışmasına alıştı, nazik bedenleriniz nasıl becerecek bu işi? Öğlen başlayıp ikindi bitirdiğiniz eski çalışmalarınızla mı her yere, her eve, her insana ulaşacaksınız? Geçin bunları, kendinizi kandırmayın!

Siyaset küsülerek, partini ayaklar altına alarak, zarar görmesi için düşmanlarınla el birliği yaparak sürdürülecek bir iş değildir. Küstüm gidiyorum! Ha şimdi iyiymiş hadi beni davul zurnayla karşılayın! Denilecek bir iş değildir. Örgüt disiplini içinde kalarak adam gibi adamların yapacağı bir iştir.

Bir yaşam biçimidir, dava ve birikim işidir. Kişisel hırsın aklının önüne geçmeyecek, iddianda tutarlıysan, haklıysan inatla ve kararlılıkla mücadeleni sürdüreceksin. Zoru gördüğün zaman tabanları yağlamayacaksın. İşte bu insanlar ne yazık ki bu kriterlere uymayan insanlar… Hazıra konmak, yağmalamak için partinin ve örgütün üzerinde daireler çizip duruyorlar.

Örgüt bunlara rağmen 2009 yerel seçimlerinde Mart ayının ayazında gümbür gümbür çalıştı, çalmadık kapı sıkılmadık el bırakmadı, bu beyzadeler sıcak şöminelerinin karşısında şaraplarını yudumlarken, örgütün eli öpülesi mübarek kadınları kar, kış kıyamet demeden gece yarıları, dizlerine kadar ıslanarak çalıştılar. Bütün gün sadece kuru birkaç bardak çay ve Şaban Hoca’nın aldığı ucuz kurabiyelerle yaptılar bunları… Hakları nasıl ödenir? Mahallelerde çalışmayı bitiren insanlar koşa koşa partiye gelip broşür hazırladı, yapıştırma yaptılar. Örgütün bugüne değin gördüğü en samimi, en yürekli çalışması yapıldı.

Bu keyip erbapları ne yaptılar?

İzzet Baysal caddesinde gezmeye geldiler sadece, genel merkezden üst düzey birileri gelince fotoğraf çektirmeye arada da örgütü, gelene şikâyet etmeye meydana çıktılar. Onun dışında hiçbir yerde görünmeyen, çalışmalarda kendilerini vitrine çıkaracak, gazetelerde resimlerini görebilecekleri faaliyetlere gelen bu insanların bu örgüte vereceği hiçbir şey yoktur. Tekke Işıklar Köyü’ne kimse gitmedi, Tetemele Çele Köyü’ne kimse gitmedi. Ama caddede gazete ve televizyonlar gelecek deyince hepsi sübhaneke boncuğu gibi dizildiler.

Zannediyorlar ki herkes yaptıklarını unuttu, bir tabak çorba, iki top dondurmayla insanları kandırabileceklerini umuyorlar. Eskiden tu kaka dediklerine bugün yaşa var ol deyip oportünizmin gereğini yapıyorlar. Sonuç için her yolu mubah gören makyevelistler gibi artık tamamen kontrolden

Her zaman yaptıkları gibi sanki örgütün üstünde bir yerlerde kendilerini gördükleri için alınan her kararı veya öneriyi ‘ee biz kendi aramızda bir değerlendirelim, sonra size döneriz!’ diye, sanki ayrı bir kurummuş, ayrı bir yapıymış gibin partinin üstünde bir yerlerden gazel okumanın, niyet okumanın derdindeler. Kimsiniz siz kardeşim? Cesametiniz ne! Ne kattınız da bu partiye, bu kadar yüksek perdeden türkü okuyorsunuz.

Bu insanlara diyecek tek bir kelime var, geldiğiniz yere gidin!”

Hırsını yazdıklarıyla alamayan Hüseyin son olarak da “Kendini örgütün üstünde gören bu insanlar önce örgütün karşısına geçip özür dileyecekler, kabul görmek için dil dökecekler, zekâsını ve kültür düzeyini beğenmedikleri üyelerden aman dileyecekler, ancak örgüt kabul ederse bu partide siyaset yapacaklar. Yoksa sadece bir kişinin iyi niyetli çabası ile partiye dönüp, ön almaya çalışacak, inisiyatif belirleyecek, kusura bakmasınlar yemezler…

Kendilerini kandırmasınlar, paralarına yazık etmesinler… Aynı bugün parti ortamında gördükleri ayrık otu muamelesini görmeye devam ederler. Çünkü güven telkin etmiyorlar.

Bu örgütte hiçbir zaman kendilerine yer bulamayacak, yaptıklarının cezasını yaşayarak çekecekler. Ben yoksam tufan diyen bu insanlar, örgüt maddi manevi batsın diye partiye kredi kartıyla bağış yapan insanların evraklarını bile yok etmişlerdir. Bunların anladığı parti içi demokrasi böyle bir şey herhalde…

Şimdi de utanmadan sıkılmadan genel merkezdeki ağabeylerinden medet bekliyorlar. Umut fakirin ekmeği beklesinler bakalım.

Ön seçimi, parti üyelerinin eğitim kültür düzeyi düşük diye beğenmeyen parti içi demokrasi kahramanı bu insanlar Adnan ağabeylerinden kendilerine el vermesini bekliyorlar. İdeolojiden yoksun sadece birkaç kişiye karşı olmanın dayanılmaz tuhaflığı ile geçmişte, elde ettikleri eşsiz başarılarla dolu sicillerini bugüne taşımak istiyorlar. Geçmişte parti adayı kendi ekibinden, masa arkadaşlarından olmayınca AKP ile el ele kucak kucağa çalışan, CHP adayı kazanamayınca da teneke çalan bu insanlar mı partimizi başarıya taşıyacaklar? Geçmişte ne yaptılar ise bugün de yapmaya çalıştıkları şeyler AKP’nin dümen suyuna hizmettir.

Hatırlıyorum, bugün belediye başkan adayıyım diye ortaya çıkan birileri geçmişte Sayın Yüksel Ceylan’ın adaylığında seçimlerde İl Başkanı iken yaptığı müthiş! çalışmalarla seçim kazandırmıştı. Seçime bir gün kala yapılan araç konvoyunda kendi aracında ne bir resim ne bir afiş taşımayan dönemin il başkanı, Kalıcı konutlar yolunda sıralanan araçlara nazire yaparcasına karşı caddede tek başına beklemişti. Örgüt bunları unutmaz, tarihe notu düşülmüştür. Kimseye yutturamazlar.

Yine bu küçük grubun genel seçimler sonrasında seçim sonuçları açıklandığı akşam İş Bankası önündeki hallerini bana işaret ederek gösteren rahmetli Sebahattin ÖZTÜRK’ün sözleri hala kulaklarımdadır. Hakikaten ibretlik bir haldi. Bütün yüzleri tıpkı Fatih METİN’in yüzü gibi ; “ulan o kadar da aleyhinde çalıştık, nasıl olur da vekil seçilir?” der gibi bakıyorlardı. Yazık hem de çok yazık!

Dinamik Bolu örgütü bunları da aşacak güce, ahlaka sahiptir. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Bu örgütün ne abiye ne ablaya ihtiyacı var. Bu örgüt ağalık düzeniyle yönetilen, aşiret partisi değil!

Örgütün ihtiyacı dürüst, namuslu, davasına inanmış neferlerdir. Kişisel çıkarı için anında örgütünü satıp gidenden ne kendisine ne partisine hayır gelir.

Bugün gazetelerde çarşaf çarşaf partiye, vekile, yönetime saydıranların kullandığı bir laf var.

“Efendim partiye gençler gelmiyor! Gençlerin önünü açmak lazım! Kadınları çalışmalara aktif olarak katmak lazım filan falan!”

Be mübarek, bir kenara çekilsen gençler sol şeritten kapatmış hızla geliyorlar ama duvar gibi önünde duruyorsun gençlerin. Gençler bir yere aday olup, medeni cesaret gösterdiğinde en çok bunlardan tepki görüyor. Engizisyon mahkemesi gibi oturuyorlar rakı masasına veriyorlar alıyorlar. Yeni bir şey söylüyorlar mı? Yok… Bal yapmayan arı kovanı gibi sadece vızıldıyorlar.

Bunu 2009 yerel seçimlerinde gördük ne diyordu sayın parti böyyükleri… Aday çok genç, başarısız olur, bize danışmadı falan filan… 30 yıldır dinlediğimiz bir sürü boş laf! Son 30 yılda gençlerden kimi alıp yetiştirdin?

Senin İl Danışma Toplantılarında, partide kadın yok çalışmalara katmak lazım dediğin ve yıllardır zaten partide olan o kadınlar kazandırdı seçimi… Sen lokal lokal gezerken, tatilin bölüp gelemediğin zamanlarda onlar hep partideydiler.

Eee şimdi daha da genç, eğitimli, işinde başarılı, dinamik, iyi bir ailede iyi bir anne ve en önemlisi CHP gibi bir örgütte, bir kadın gümbür gümbür geliyor. Bu kadın milletvekilliği ön seçiminde ikinci sıradan seçilip örgütü en iyi şekilde temsil etti mi? Etti. Aynı insan yerel seçimlerde aday oldu mu oldu... Delegesi ile partilisi ile gönül bağını kurmuş, kırk yıllık partili gibi canı gönülden her yerde çalışıyor. Yani ne kadar uğraşsanız da gençleri engelleyemiyorsunuz. Yani işiniz zor! Budur sonuç…

 

Bu nedenle kişisel husumeti, aklın önüne geçen hırsınızı filan bir kenara bırakın; gençlere, özellikle yetişmiş gençlere ön açın, gençler her şeyi başaracak heyecan, dinamizm, emeğe sahipler. Heveslerini kırmayın! Sevgi ve saygı çerçevesinde destek olun! Bu örgütte size hak ettiğiniz saygıyı, hürmeti gösterir. İnsanların gözündeki yerinizi, geçmiş emeklerinizi yüceltin! Ancak o zaman partinin abisi ablası neyse o olursunuz! Diğer türlü sadece tansiyonunuz yükseldiği ile kalır, kolesterolünüz artar. Üzülürsünüz!” sözleri ile noktaladı. 

YORUMLAR  (Toplam 9 yorum)

  • 40 YILLIK CHP Lİ  (26.04.2014 12:30:23)

    mine rumuzlu zat sizin ne olduğunuz belli, diktatör tayyip taklidi yapan ilçe başkanının bu güne kadar saygısızca konuşanından boluya hiç gelmedi,CHP yi batırdınız,onu uyaracağınıza hala kolluyorsunuz.alaattin ve ekibi seviyesini düşürmeden fark atarak kazandı.bu gidişle vekillikte hayal sayesinde.gümbür gümbür gelen mehtabı ilçe başkanı yapın biraz seviye düzelir

  • SAMİ SARI  (26.04.2014 08:24:11)

    (Engizisyon mahkemesi gibi oturuyorlar rakı masasına veriyorlar alıyorlar.)demişsin acaba sen tekel dükkanında zemzem suyumu satıyorsun ,toplantılarınızda zemzem suyu ve ayran içiyorsundur heralde,atalarımız dinime küfreden müslüman olsa bari diye boşa dememiş.

  • cahil  (25.04.2014 23:48:55)

    sizin bu halinizekatıla katıla gülüyorum üsiyin bey yiyin birbirinizi hanginizin bolu ya veya türkiyeye ne faydanız olur seçimgünü sandıkbaşında seçmenleri dolaşmaya çıkarken bile sakaltraşı olmayı akıl edemeyen chp nin akil insanları pehh insanlara azcık saygınız olsun

  • Mine  (25.04.2014 19:04:39)

    40 yıllık ne olduğu belli olmmayan zat, hala hırsını lamamışsın anlaşılan, bir kaç kaöşe yazısında anca alırsın. Yazık YAZIKLAR OLSUN SİZE, size kadar var mı bir de AKP lilere bakın,

  • 40 YILLIK CHP Lİ  (25.04.2014 14:27:35)

    Dediğin gibi örgüt disiplini altında kalarak kimler bu partiye senelerini vermiş il başkanına bunak diyerek hakaret etti,bir toplantıda kendisine kim neler atıp toplantıyı terk etti, onlarıda söylermisin.bunları yapanlar adam gibi adammı oluyor.kim gençlik kolları başkanına kendi ailesi gibi sanıp küfür etti.haklısın kimler rantı görüp,kendi partisinden ( mhp_dp )tabanları yağlayıp hazıra konmak ve yağmalamak için chp ye çöreklendiler.bu insanlara tek söylenecek senin dediğin gibi geldiğiniz yere (mhp=dp) ye geri gidin,partiyi böldüğünüz yeter chp yi küçültmeyin artık

  • 40 YILLIK CHP Lİ  (25.04.2014 13:51:18)

    2)adımı açıkça yazıyorum diyen bu sözle birdaha yıkıldın zira sahte rumuzlarla gazetelerde yorum yaptırmadınmı .birilerine yazmadığı yorumlar yüzünden iftira atıp tehdit etmedinmi, ( insancıkların, ve onların maşası zavallıların sanal medyada mal bulmuş mağribi gibi,) sözlerinle herkezi kendin gibi sanıp,ne olduğunu ima etmiyormusun,insanları küçümseyerek allahın kullarıyla dalga geçiyorsun.esas sizler belediyeyi kazansaydınız kendi adamlarınızdan başkasını oraya sokmazdınız.vekil geçen sefer merdivenleri tırmandık 1800 oyla kapıdan döndük bu sefer alıcaz gazı vererek milleti kandırıp 10 000 oy farkla kaybetmedinizmi.

  • 40 YILLIK CHP Lİ  (25.04.2014 13:42:23)

    1)Yine chp ilçe başkanı efelikleriyle ve kendine has uslubuyla çıktI meydane,savunduğu kişilerde keşke chp li olsa, biri yüksel bey sayesinde mhp den transfer olan vekil,diğeride 5 senelik dp den ithal.kendisi değilmiydi benim adayım mehtap seçilmezse başkalarıyla çalışmam ilçeyide çalıştırmam diyen .vekili değilmiydi taraflı olarak onu partiye kazandıran akrabasına bile karşı olarak taraflı yanlı mehtap hanım için çalışan,sonrada ben tarafsızım diye inkar eden.senin adayın mehtap ben kendi ekibimle çalışacağım deyip ,zayıf kalınca sonrada diğer adaylara ve ile bizle çalışın diye yalvarmadımı

  • bebişbebiş  (25.04.2014 10:22:52)

    Bebişim hüseyinin düzeyi bu işte Tayyip gibi hep hikaye hep hikaye. Yahu 10 bin fark yediniz hala kahramanlık peşindesin.rezil ettin CHPyi rezil. bunun altından nasıl kalkacak bu parti.

  • kıbrıscıklı  (25.04.2014 01:07:59)

    Kıbrıscıklı hemşehrilerim yemeyin birbirinizi

  • Yorum yazın!
     1250 karakter yazabilirsiniz
    Sağdaki kodu buraya yazın! 

    Tabaklar Mah. Cumhuriyet Cad. İnci İş Merkezi No: 32 / 32 Bolu   Tel: +9 0374 2178285   Faks: +9 0374 2178295

    Tasarım ve Programlama: Piskevit